Dondurma ve Sağlığımız

08.07.2010

 

Endüstriyel dondurmalar hepimizin bildiğinin aksine kışın boğaz ağrılarına sebep olmuyor. Bunun da nedeni geçirmiş olduğu kimyasal ve fiziksel evreler sonucu ağza alındığı andan itibaren vücut ısısını alması, içeriğinde bulunan yağlar 28-32°C'de erime özelliği gösteriyor. Böylelikle vücut ısısı olan 37°C'ye geldiğinde dondurma artık ısınmış oluyor. Doktorların bademcik ameliyatlarından sonra dondurma tavsiye etmesi de bir şekilde bunun kanıtı olsa gerek.   Dondurmanın sağlığımız yönünden de yararlarını gözden uzak tutmamak gerekir. Bilindiği gibi süt ve süt ürünleri çabucak bozulan, çok yararlı niteliğini hızla kaybeden ve kötü şartlar altında sağlığımıza bile zarar verebilecek niteliğe bürünen hassas ürünlerdir. Dondurma bu yönden de güven vermesi gereken bir madde. Dondurma işlenirken konsantre süt pastörize edilmekte, sonra da dondurularak, kalan veya sonradan karışabilen mikroorganizmanın faaliyetlerine set çekilmekte. Mamul maddenin karakteri dolayısı ile soğutma zorunlu olarak yapılmakta ve böylece birçok mikroorganizmanın üremesine fırsat verilmemekte.

Tüm bu özelliklerinin yanında içerik olarak da zengin bir vitamin deposu olarak görebiliriz dondurmayı. Protein, Vitamin A, Vitamin D ve kalsiyum yönünden zengin olan bir gıda maddesi dondurmanın kolay sindirilmesi de önemli bir özelliği.

Dondurma tüketiminde kullanılan teknolojinin son elli yılda hızla gelişmesinden de oldukça etkilenen sektör, 1980'lerin başında modern tesislerin kurulmasıyla el değmeden hazırlanan ambalajlı dondurma ile de Türk dondurma pazarına canlılık getirmiştir. 1990'ların sonlarına doğru gelindiğinde Türk dondurma pazarının çok yol katettiği görülür.